“Elçiye Zeval Olması” Psikolojik Bir Gerçeklik—İnsanlar Kötü Haber Getirenleri Daha Az Seviyor

Hepimiz şu film sahnesini biliriz: endişeli bir yaverin zalim patronuna kötü haberi vermesi gerekir, kem küm eder ve durmadan özür diler. Bir an için yavere bir şey olmayacağını düşünürüz – ta ki patronu ona doğru dönerek onun kellesini vurana kadar.

Ama görünen o ki bu “elçiye zeval olması” durumu sadece kurgu ile de sınırlı değil. Journal of Experimental Psychology: General dergisinde yayımlanan yeni araştırma  kötü haber getiren kişiler hakkında olumsuz duygular besleme eğiliminde olduğumuzu ortaya koydu – bu kişiler sadece masum haberciler olsa dahi. 

Daha önce yapılan çalışmalar bize olumsuz geribildirimde bulunan kişiler hakkında olumsuz düşünceler geliştirdiğimizi ortaya koymuştu. Ama bunun açıklaması kolaydır: örneğin, değerlendirmeyi yapan kişi bize karşı haksız bir önyargıya sahip olabilir. Harvard Üniversitesinden Leslie John ve diğerleri bu olguyu ele alarak kötü haberlerin sadece aktaran ve paylaştıkları mesaj üzerinde hiçbir kontrolleri olmayan kişiler hakkında ne düşündüğümüzü kesinleştirmek istedi. 

Araştırma ekibi toplam 11 deneyden oluşan çalışma kapsamında, birisinin kendilerine kötü ya da iyi haberler getirdiği bir durumda ya da böylesi hayali bir senaryoda insanların nasıl tepki verdiklerini inceledi.

Yapılan ilk çalışma kötü haber getiren kişilerin çok sevilmediğini doğruladı. Araştırma asistanı bir şapkadan bir sayı çekiyordu ve bu sayının tek ya da çift olmasına bağlı olarak katılımcılar ekstra 2$ kazanma şansına sahipti. Araştırma asistanı bu sayıyı çektikten sonra onu bir meslektaşına veriyor – “elçi” – ve o da sayıyı okuyordu. Kötü haber alan katılımcılar – yani 2$ kazanamayan – daha sonra yapılan değerlendirmede iyi haber alanlar ile karşılaştırıldığında bu masum elçinin daha az sempatik olduğunu belirttiler. 

Takip eden çalışmalarda araştırma ekibi elçiye zeval olmasının tam nedenini bulmaya çalıştı. Bu etki, aynı anda orada bulunan diğer kişiler etkilenmeksizin sadece haberleri getiren kişiye özel bir etki gibi görünüyordu. Örneğin bir senaryoda katılımcılar bir muayenehanede olduklarını ve yapılan biyopsinin sonucu olarak iyi ya da kötü huylu tümör tanısı ile iyi ya da kötü haber aldıklarını hayal ettiler. Bu senaryoda iki hemşire bulunuyordu, bunlardan biri haberi verdi ve diğeri ise bir sonraki muayene için tarih vermek için oradaydı – ama haberler kötü olduğu zaman sadece “elçi” hemşire daha az sempatik olarak değerlendirildi.

Araştırma ekibi aynı zamanda alınan kötü haberin beklenmediği ya da daha az anlaşılır olduğu durumlarda bu etkinin daha güçlü olduğunu buldu. Başka bir senaryoda katılımcılar havalimanında beklerken bir görevli uçuşun üç saat rötar yaptığını duyurduğunu hayal etti. Katılımcıların yarısına uçuşlarının planlanan zamanda kalkacağı söylenirken diğer yarısına ise başka bir uçağın onların yerini alması nedeniyle uçuşun rötar yapacağı söylendi. Rötar senaryosunda (ki araştırmacılara göre “dünyanın adil, öngörülebilir ve anlaşılır bir yer olduğuna dair yaygın inancı ihlal eden” bir durumdur) katılımcılar bu duyuruyu yapan görevliye özellikle düşük bir puan verdiler. 

Yapılan diğer deneylerde, insanların elçinin kötü niyetli olduğuna inanmaları nedeniyle–bunun mantıklı bir açıklaması olmasa dahi–elçiye zeval olabileceğini ortaya koyuldu. Araştırma gruplarından biri, bir sonraki güne ait Wall Street Journal sayısının manşetinde bulunan kelime sayısının tek ya da çift olduğunu doğru tahmin ederlerse 50 cent kazanacaklardı. Sonraki gün bir araştırma asistanından yanlış tahmin ettiklerini öğrenen katılımcılar o asistanı daha az sempatik buldular—buna ek olarak, bu sonuç üzerinde hiçbir kontrolü olmasa dahi asistanın kendilerinin kaybetmesini istediğini düşündüklerini de söylediler.

Bu araştırma “elçiye zeval olması” durumunun günlük olaylara insanların verdikleri tepkilerde görüldüğünü ortaya koyuyor. Bunun kaynağı ise olumsuz ya da beklenmeyen durumlara anlam verme isteği ve kötü niyetli durumları elçiye mal etme eğilimi gibi bazı olgular gibi görünüyor. Araştırmacılar elçinin “sempatikliği”ne odaklanmış olsalar da katılımcıların elçi hakkında diğer olumsuz yargılara da sahip olabileceklerini belirtiyorlar: örneğin, çalışmalardan birinde katılımcılar kötü haber getiren kişiyi işini bilmemekle itham ettiler. 

Bu eğilimler hem haberci hem de haberi alan kişi için hayatı zorlaştırıyor. Kötü haber vermek zaten zor bir görev ve başkalarına antipatik görünmek de bunu daha da zorlaştırıyor. Ve insanlar sevmedikleri kişilerin tavsiyelerini kabul etmeye istekli olmadıkları için bu durum önemli yardımların kaçırılmasına neden olabilir. Araştırmacılar alınan sonuçlarla ilgili olarak, “Sağlık ile ilgili durumlarda sıklıkla karşımıza çıktığı gibi elçinin çözüm için vazgeçilmez olması halinde ‘elçiye zeval gelmesi’ insanların geleceklerini daha iyi hale getirmek için adım atmalarını engelleyebilir,” dedi.

Kaynak: Shooting the messenger

Localized by Oytun Buyrukçu

English to Turkish Translator & Proofreader, Localization Expert

Author: Admin